Her gün bilgisayar, telefon ya da tablet kullanırken yüzlerce kez klavyeye dokunuyoruz. Ancak çoğumuz, tuş diziliminin neden tam da böyle olduğunu hiç sorgulamıyoruz. Peki, neden klavyeler qwerty diziliminde? QWERTY düzeni, modern standart gibi görünse de arkasında oldukça eski şaşırtıcı hikâye barındırıyor. Aslında bugün hız için kullandığımız düzen, ilk ortaya çıktığında tam tersine yavaşlatmak amacıyla tasarlanmıştı.

QWERTY Düzeninin Ortaya Çıkışı
QWERTY klavye düzeni, 19. yüzyılda kullanılan ilk daktilolarla birlikte ortaya çıktı. O dönemin yazı makinelerinde tuşlara hızlı basıldığında mekanik kollar birbirine giriyor, cihaz sık sık arıza yapıyordu. Sorunu çözmek isteyen mucitler, harfleri bilerek yan yana gelmeyecek şekilde yerleştirdi.
Amaç, yazan kişiyi biraz yavaşlatmak, tuşların aynı anda çarpışmasını engellemekti. Böylece hızdan çok makinenin sağlığı açısından geliştirilen çözüm olarak hayatımıza girdi. Yıllar geçtikçe teknoloji değişti, daktiloların yerini bilgisayarlar aldı fakat düzen çoktan insanların parmaklarına yerleşmişti.

Daha Hızlı Alternatifler Neden Tutmadı?
Neden klavyeler qwerty diziliminde? Zaman içinde çok daha hızlı yazmayı mümkün kılan klavye düzenleri geliştirildi. Dvorak ve Colemak gibi alternatif dizilimler, parmak hareketlerini en aza indirerek yazı hızını ciddi arttırıyordu. Ama insanlar alıştıkları düzeni bırakmakta zorlandı.
İş dünyasında, okullarda hatta günlük hayatta herkes QWERTY kullanırken farklı dizilime geçmek uyum sorunu yaratıyordu. Verimli sistemler teknik açıdan var olmasına rağmen alışkanlık gücü galip geldi. Bugün milyonlarca insan, 150 yıl önceki mekanik sorunun mirasını taşımaya devam ediyor.

Alışkanlık Mı Zorunluluk Mu?
Günümüzde hâlâ bu kadar yaygın olmasının en büyük nedeni, zorunluluktan çok alışkanlıktır. İnsan beyni tekrar eden hareketleri otomatikleştirir, zamanla hareketler düşünmeden yapılır hale gelir. Klavye kullanımı da bunun net örneklerinden biridir.
Birçok kişi açısından harflerin yeri artık bilinçli olarak düşünülmez, parmaklar kendi yolunu bulur. O yüzden daha iyi sistem olsa bile, mevcut düzenden vazgeçmek çoğu insana zor gelir. Durum, teknolojide bazen iyi çözümün değil alışılan çözümün kazandığını gösteren çarpıcı örnektir.
0 Comments